15 Mart 2011 Salı

Şişmanlık ve Selülit İlişkisi

Şişmanlık ve Selülit İlişkisi


Selülit Nedir? Aşırı kilo almanın selülit dokusu üzerinde etkisi nedir? Selülit için pratik çözümler ve dikkat edilmesi gerekenler.



Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlık raporunda şişmanlık, "vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu" olarak tanımlanmaktadır. Aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak gelişen şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp - damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.
Şişmanlık Nasıl Tedavi Edilmelidir?
Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Dâhiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınmaktadır.
Çağımızın bu önemli sağlık sorununu çözmek için diyetisyen tarafından "kişiye özel" olarak hazırlanan, bir
beslenme programı uygulanmalı ve mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Kilo fazlası olanlar genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışmaktadır. Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve "tasarruf" moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Hatta bu yağlar deriye tutunan liflerin yağ tabakasını dikey olarak kesmesinden ötürü küçük yağ kesecikleri oluşturur ve pütürlü bir görünüm sağlayarak bayanların kâbusu olan selülite yol açarlar. Gerek şişmanlık gerekse selülit sorunundan kurtulmanın en etkili yolu, beslenme ve egzersizden geçmektedir.
Sık sık ve azar azar beslenmek, asla öğün atlamamak, şekerli ve yağlı besinlerden kaçınmak, aşırı tuz kullanımından, sigara ve alkolden uzak durmak, bol su içmek, lif içeren (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler) besinlerin tüketimine ağırlık vermek gerekmektedir. Yiyecekleri kızartmak ve kavurmak yerine; haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlamak gerekmektedir.
Ayrıca sürekli topuklu ayakkabı, külotlu çorap, çok dar iç çamaşırları kullanmak ve sürekli oturmak ve/veya ayakta kalmak da selülit problemini artırabilmektedir.